Bel Ağrısı

Vücudumuz bir sistematiğe bağlı şekilde hareket eden omurlardan meydana gelmektedir. Ana iskeleti oluşturan bu omurga, kusursuz bir sisteme sahip olsa da, yıllar boyunca edinilen konforsuz ve bir o kadar da uygunsuz deneyimler neticesinde bir takım değişimler yaşar. Her deneyim, vücut tarafından bir adaptasyon döngüsü yaratsa da, çeşitli sebepler ile bu dinamik artık kontrol edilemez bir sürece dönüşür. Bel ağrısı da bu sürecin olumsuz bir sonucu olarak karşımıza çıkar.

Ağırlık kaldırırken, araç kullanırken, daha doğrusu aktif iş hayatınızın her döngüsünde ağırlık merkezinizin temelini oluşturan beliniz, bu hareketleri dizayn etmek hususunda ekstra bir efor sarf eder. Deneyimin, biyomekaniğe uygunluğu bu hareketlerin çoğunda istenmeyen sonuçlar doğurarak bel ağrısı oluşumunda ana etken olabilir.

Birçok çalışma bel ağrısı için gerekli enstrümanları tanımlasa da, aslında iki ayak üstünde yaşayan her canlının, her koşulda bel ağrısı ile uğraşmak zorunda olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Özellikle hareketsiz yaşam, masabaşı çalışma deneyimi ve uzun süreli yolculuklar bel ağrısı için temelde gerekli tüm olumsuz koşulların oluşmasına sebep oluyor.

Bel ağrısı ile ilgili çalışmalar, özellikle bilgisayarın keşfi ve masabaşı çalışma deneyiminin yaygınlaşması ile büyük bir önem kazandı. İnsanların bu tarz bir yaşama entegre olması, henüz hazır olmayan omurgaları için çok da optimal sayılmayan deneyimlerin oluşmasına neden oldu.

Bel ağrısını ilk etapta tek bir temele dayandırmak doğru bir varsayım olmaz. Bel ve belin ilişkili olduğu anatomik yapılardaki bozukluklar, bel ağrısı için köken oluşturabilir. Özellikle kalça problemleri sıkça bel ağrısı ile karşımıza çıkar. Yine anatomik olarak problemler teşkil eden diz eklemleri de bel ağrısı için sebep olabilir.

Bel tutulması olarak bilinen ağrının katlanılamaz boyutta olduğu ve hareketliliğin neredeyse sıfıra yaklaştığı dinamikler, büyüklü küçüklü travmaların hemen akabinde gelişir. Bu travmanın büyüklüğü, sorunun büyüklüğü ile her zaman doğru orantılı değildir. Zira bel ağrısı için sebep teşkil eden unsurlar, yaşamımız boyunca deneyimlediğimiz fiziki travmaların bir sonucu niteliğindedir. Çoğu zaman ufak düzeyde sayılacak bir ani hareket bel tutulması için yeterli neden olabilir.

Bel tutulması, akut bir inflamasyon (yaralanma) süreci olarak değerlendirilebileceğinden 48 ile 72 saat içinde önemli ölçüde gerilemesi beklenir. Bu süre zarfında hafiflemeyen ağrılar, daha büyük ve nöral destekli bir problemin varlığına işaret olabilir. Olay akabinde alanında uzman hekimler tarafından detaylı fiziki muayenenin gerçekleştirilmesi önem arz eder.

Şüphesiz hayır. Bel vücudunuzun her eklemiyle senkronize çalışan ve sizi ayakta tutan omurganızın ağırlık merkezidir. Başka bir yerden köken alan bel ağrısı şikayetleri, çoğu zaman bel fıtığı ile bağdaştırılamaz. Kalçada meydana gelmiş bir travmanın akabinde oluşan bel ağrısı, ilk etapta bel fıtığı şüphesiyle akla gelir. Ancak dönemin hali hazırda yoğun ağrılı oluşu, sebep olan faktörün bel fıtığı ile karıştırılmasına zemin hazırlar. Bu yüzden akut gelişen problemin etkilerini daha net görebilmek adına birkaç günlük istirahat büyük önem arz eder.

Bel fıtığı sanılanın aksine omurgamızdan bir parçanın dışarı hareketlenmesi anlamına gelmez. Bel fıtığı, omuru çepeçevre saran sert bir kılıfın yırtılması neticesinde içinde stresi absorbe etmeye yardımcı olan sıvı bileşenin dışarı doğru taşması ile gerçekleşir. Sinir sisteminin yoğun olduğu bu bölgede, dışarı doğru hareketlenen sıvı bileşen, komşuluk gösterdiği sinire bası yapması ile ağrının ve hareket kısıtlılığının kökenini oluşturur. Bu ağrının rahatlaması için sinirin üzerindeki basının ortadan kalkması gerekiyor. Bu da vücudun kendini iyileştirme yeteneği ile mümkün olabilir. Yüzdesel olarak çok az vakada ameliyat gereksinimi duyulabilir.

Bel fıtığının ameliyatsız iyileşme oranı oldukça yüksektir. Özellikle motor kaybın olmadığı, yani kas kuvvetinin korunduğu, vakalarda iyileşme olanağı oldukça yüksektir. Duyusal kaybın yoğun olması, kas kuvvetinin önemli ölçüde yitirilmesi süreci ameliyata götüren en önemli faktörlerdir. Erken dönemde ağrının yoğunluğu, hareketin yapılmasına olanak sağlamadığından motor ve duyusal bileşenlerin değerlendirilmesi muhakkak profesyonellerce gerçekleştirilmelidir.

Özellikle 40 yaşın üstünde kas kuvvetinin kaybedilmesi, beli destekleyen dinamik yapıların da zayıflamasına neden olur. Ancak daha kuvvetli travmalar 40 yaşın altında da bel fıtığı görülme sıklığını artırır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda, bel fıtığı ile yüzleşme olasılığı yüksek olan çalışan grupları arasında uzun yol şöförleri, masabaşı çalışanları ve ağır fiziki işle meşgul olanları görmekteyiz. Her 3 yetişkinde 2’si hayatında bir veya birden fazla, her 10 çalışandan 6’sı bir yıllık dönemde 2 haftadan uzun süren bel ağrısı ile yüzleşmektedir. İstatistiklere bakıldığında bel ağrısı yaşayan birçok insanın eşzamanlı mağdur olduğunu söyleyebiliriz.

Bel ağrısı çoğu zaman vücudun iyileşme konusunda kısır döngüye girmesi ile oluşur. Vücut kendisini onaracak istirahat süresine ulaşılmaması, tekrarlı hareketlerin devam etmesi ve iyileştirici yönde uyarıların bulunmaması neticesinde onarım faaliyetlerini gerçekleştiremez. Bu esnada manuel terapi, vücudun iyileşmesi için gerekli olan uyarımların devreye sokulması konusunda etkin ve kanıtlı bir tedavi yöntemidir.

 

Çeşitli sebeplerden dolayı hareketliliğini yitirmiş olan omurganın tekrar hareketliliğine kavuşması ve ağırlık transferi için gerekli olan üç boyutlu hareketlerini yerine getirebilmesi için birçok manuel terapi tekniği mevcuttur. Aynı zamanda sürecin akılcı bir şekilde yönetilmesi için de bu işin profesyonellerinin verdiği tavsiyelere de uyan hasta, iyileşmeyi baskılayan diğer unsurların ortadan kaldırılması konusunda da akılcıl bir rehbere sahip olur. Manuel terapi tek başına iyileşme için yeterli bir enstrüman değildir, çoğu zaman tek bir seansta iyileşme vadetmek de, vücudun olağan fizyolojisine aykırı bir yöntemdir. Dramatik iyileşmeler, temeli güçlü bir onarım barındırmadığından, kısa süre zarfında tekrar büyük bir yaralanmaya sebep olabilir.